05.07.2009
Mozan Aras       Bir garip Mozan işte...
Devamı...


Neyi Yazıyoruz?
Hepsi Kurgu %10 2
Yaşadıklarımızı %45 9
Hayallerimizi %30 6
Saçmalıyoruz %15 3
Rss hizmetimize
ulaşmak için tıklayınız...
Oysa Şimdi Aşk Zamanıydı

 

oysa

saçlarında öpmek vardı baharı,

papatyalardan taç... karanfiller sıkışmalıydı kulak kenarlarına

parmaklarında Çingene kırmızı taşlı yüzükler

göz ucunda saklı hınzır gülücüklerin çizgileri

ayağında gümüşten bir hal hal...

salınışında bedenin cazibesinde koşup irkilmek

ve... dikilmek korkusuzca

seni/beni/bizi

diyebilmekti sevmek

 

şimdi

bak daha da kar yağdı saçlarıma,

doğmuyor güneş, bulutlar kapkara...

akan sular kurumuş, servi dalları kuru

ne bülbül, ne gül, hazan vaktidir döngü

fırtınalar da koptu, şimşekler de çaktı

gözyaşlarına karışırken duyguların çöküşü

solda da sağda da kaldı yalnızlık…

 

zaman…

akıp gidiyor  kalan hicran yarası

belki de sevmeyi bilemedi sevgili

elimizdeyken yemyeşil bahçeler dermeyi

yüzümüzdeyken gülücükler gülmeyi

özümüzdeyken hasret kucaklamayı

ah gitti gidiyor derken tren

kömür ocaklarında yanarken bedenler

icadı elektrikmiş ölümün belli ki...

tüm asmalara takılmıştı cümlelerim,

ezilip şarap olacaktı şiirlerim

bir tanesinden kırk yiğit sarhoş olacaktı

kaçınca sirkeye dönmüş ömür

her yanımda batıyor, yakıyor, acıyor kelimelerim

yırtasım var yazılanı inanmasam da kadere

taptığımdır duyguların haşa inancım sevgi...

 

akarken...

ömür denen dizeleri bozuk şiirde

zor muydu sevip de sevilmek

kor muydu derip de derilmek

ne samanlıklar seyran oluyor ne çıplak hamama yakışmış

gün gelir geçer, dün ezip geçer, yarın belirsiz...

bir kedi sırnaşıklığında sarılmak vardı günlerce

bir köpek sadakatinde sevmek

bülbül gibi şakımak karşısında

üryan dolaşmalıydı bedenler üç beş parça beze tav olmadan

toprağa basmalıydı ayak

güneşe karşı kırpmadan gözünü

dağlara taşlara kuşlara sözünü

eğri büğrü yalan yanlış etmeden özünü...

göz göze gelip göze gelmeden sarmalıydı sevdanın bakışları

 

farkındaysan…

hayat ne isterse veriyormuş bakana bilene görene

ki görsek ki sağırsak ki acıları zevk edinmişse bu bedenler...

hey suçlu ayağa kalk derlerde nerde ki...

var mıdır azmettiren kar yangını akşamlarda söndüren bir gemiler

ya… acıtılmışlığımız

ah... kırılmadık kalmamış koldan tenden yana .ok içinde yenler

batıyor hep güneş, doğmaz mı artık kocaman bir tabak üstünde...

hadi... ağlama duvarına çevirelim gözlüklerimiz burnumuzun dibinde

utancı içimizde büyürken zehri saçılmaya hazır gecikmişlikler

boğar sessizlik

yakar sensizlik

taşar gönül sığmaz zifir karası damarlarda yangınlar

 

beklentilerimiz…

b/ekleyebildiklerimiz

ne istedik ki hayat senden, insanca yaşamaktan başka...

eşekleri de geçtik taşımaktan yüklerimiz,

atlardan da hızlıdır koşmalarımız

mangaldan büyük yüreğimiz...

huzurdan öte gerisi yalan ruhumuzun açlığı

 

imkansız…

prangalara mahkum  ayaklarımız

bileklerimizde zincir parmaklarımızda halkalarımız

sırtımızda tonlarca taşıdıklarımız...

atlamışken akşamlara bulutsuz

tuttum/tuttu derken çarpılan kapılar

ve benimsenmeyen gelip geçici senaryolar

 

adın sevdalı tıkansa da boğazında düğümlenen anılar yiterken

şarkılarda yarım nota, ıslak umutlar, makam kırık biterken

kavuşmak,  hayal olur gece güne çökerken...

maziye kanarken her yanda

ıssız kalır duyular

şarkı biter…

 

 

22 Nisan 2009

14:00 Mozan-Muharrem Araz

 



Şiirlerim kategorisine eklenmiş, 134 kez okunmuş, 1 kez yorumlanmıştır.




Güvenlik Kodunu Giriniz


Reşit Turan / 23.06.2009
Bu şiir ki, duygular çocuksa ve çocukarı kağıtlarda masumca dizen yüreğine benden selam olsun üstad... Radyo da okudum bu şiiri ve duygularıma ne güzel de geldi özlemenin tümcesi...


Bu sitedeki tüm materyaller Mozan Aras' a ait olup, tüm içeriklerin hakkı saklıdır.
Bir Sitem Olsun.Com tarafından yayına alınmıştır...